17 Nisan 2020 Cuma

Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu Nedir

Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu çocukluk dönemi hastalığı olarak bilinir. Fakat yaşamın her döneminde her bireyde görülebilir. Bu rahatsızlık bireyin yaşam kalitesini etkiler. Çünkü bireyde öğrenme anlama yeteneğini yok eder. Kişi yapmak istediği şeye odaklanmada sorun yaşar. Dikkatini uzun süre bir yere veremez. Bu da kişide dalgınlık sakarlık ve iş yaparken yetersizlik oluşmasına neden olur. Tüm bunlar kişinin başarısızlığını tetikler ve kişide özgüven kaygı yaşanır.

Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu kişinin birçok yaşam alanını etkiler. Birçok kişi okulu bırakma, işten ayrılma, iş değiştirme, işte mutsuz olma gibi durumlara neden olur. Bu rahatsızlık kişinin odaklanma sorununu ortaya çıkardığı gibi kişi zamanı etkili ve verimli kullanamaz. Kişi toplantıları kaçırır. Evrakları iş yerine kaybeder. Unutlanlık başlar. İş kapasitesi olumsuz etkilenir. Çabuk uyarılan bu kişiler iş yerinde büyük sürtüşme ve sorunlar yaşar. Kişi bu konuda zayıf noktasını bilip güçlü olduğu yönlerle ön plana çıkmalıdır.

Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu tanısını uzman doktorlar yapar. Tedavi olarak sorunların büyük bir bölümü çözüme kavuşabilir. Tedavide genelde ilaç tedavisinin yanı sıra destekleyici eğitim ve yönlendirici tedapiler yapılır.

Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu olan birisi iş yerinde dağınık bir kişiliğe sahiptir. İş biriktirir, işleri yarım bırakır ve sürekli evrak kaybeder. Kaygı ve depresyon düzeyi yüksek benlik algısı düşüktür. İş yerinde sorumsuz ve tembel birisi olarak algılanırlar. İş yerlerinde çok çalışmak zorunda kalırlar. Çünkü dikkatlerini uzun süre aynı işe vermekte zorlandıkları için bir işi iki defa yapmak zorunda kalabilirler. Bu yüzden bu kişilerin doğru mesleği seçmesi çok önemlidir. Bu kişiler çok hareketli olduğu için yerinde duramazlar. Uzun süreli işlerde kolay sıkılıp dikkatleri çabuk dağılırlar. Masa başı rutin evrak işler bunlara göre değildir. Daha çok enerjik ve dinamik işler yapmaları gerekir. Duygularını kontrol etmekte zorlanırlar. Ani ve fevri çıkışlar sergilerler. Bu yüzden iş yerinde dengesiz olarak değelendirilebilirler. Başkasının sözünü keserler ve anlatılanları uzun süre dinleyemezler. Anlatılanlardan kolayca sıkılırlar.
Share:

Çocuklarda Küfür Etme Davranışı Nasıl Önlenir

Ağzı bozuk çocuklar görmüşüzdür toplumda. Hepimize itici gelmiştir. Aile terbiyesi almadığını düşünürüz. Oysa göz ardı ettiğimiz bir gerçek vardır. Çocuk sadece ailede yaşamıyor. Çocuğun aile dışında okul ve sokak gibi iki sosyal çevresi daha var. Bu sosyal çevrede birey küfür etme davranışı kazanabilir. Hiçbir aile oğlum küfür et demiyordur. Fakat aile çocuğun terbiyesini şekillendirmede bir numaralı mekandır. Anne ve baba tutumu ise son derece önemlidir. Küfür eden çocuğa evde ailesi tepki gösterirse bu davranışı evde sergilemeyecektir. Fakat sokakta onu engelleyecek kimse yoktur.  Çocuklarda küfür davranışını yok etmek için ilk bilinmesi gereken; küfürün ne olduğu ve küfür etme davranışı altında yatan nedenlerdir.

Küfür beddua etmek, zarar vermek için yansıtılan cümlelerdir. Cinsel içerikli konuşmalar ve kişiye yönelik hakaretlerde küfür olarak adlandırılır. Küfür genelde yeterli ilgi görmeyen çocuklar tarafından söylenir. Küfür daha çok dikkatleri üzerine çekmek için söylenir. Bazı çocukların yetişkinlerden intikam alma biçimidir. Karşı tarafa gücü yetmediği için sözle karşı tarafa acı vermek istenir. Küfür çoğu zaman kızgınlık anında kişinin ağzından kaçabilir. Engellenen ve yaşam alanı daralan bireylerde çok sık görülür.  Küfür bir savunma mekanizmasdır. Kişi kendini savunmak amacı ile karşı tarafa acı vermek amacı ile söylenebilir.

Küfür etmek bazı kişilerde deşarj olma boşalma aracıdır. Küfürle mücadelede anne ve babaya çok önemli görevler düşer. Çocuğun önünde kesinlikle küfürlü konuşmamak gerekir. Çocuğun kendisini ifade etmesine imkan vermek gerekir. Küfür ettiğinde ve kötü konuşulduğunda çocuğa mutlaka tepki vermek gerekir. Yepkiler daha çok memnuniyetsizliğinizi dile getirmelidir. Vurmak, şiddet uygulamak ve kaharet etmek doğru değildir. Küfür kesinlikle onaylanmamalıdır. Küfür sonucunda çocukla küsülebilir. Çok sevdiği şeylerden çocuk mahrum bırakılabilir. Olumsuz pekiştireçler uygulanabilir. Küfür ettiği için çok utandıüğınızı dile getirebilirsiniz. Empati yapmasını sağlayabilirsiniz. Küfüt sonucunda karşı tarafta oluşturduğu kötü izlenimi ona hissettirebilirsiniz. Yaptığının yanlış olduğunu anlamasına imkanlar sunmanız gerekir. Küfürün kötü olduğunu siz söylediğiniz için değil gerçekten kötü eylem olduğunu anlamasını sağlayın.
Share:

Çocuklarda Yalan Söyleme Davranışı Nasıl Önlenir

Çocuklarımızda en sık karşılaştığımız olumsuz davranışlardan birisi yalan söyleme davranışıdır. Çocuklar çok rahat yalan söyleyebilir. Peki çocuklar neden yalan söyler. Yalan söyleyen çocuğa nasıl yaklaşılmalı. Bunları bilmek anne ve baba olarak sorunun çözümünde bize büyük katkılar sağlar. Uzman görüşleri alınarak çocukların yalan söyleme davranışlarını alaniz ettik. Uzmanlara danışarak elde ettiğimiz çıkarımlar şunlardır:
* Çocuklar genelde yalanı ceza almamak için söyler. Çok zor duruma düşen ve ceza alabileceğini düşünen çocuk ceza almamak adına çok rahat yalan söyleyebilir.
* Çocuklar köşeye sıkışınca yalan söyler. Bu yüzden çocuklarımızı köşeye sıkıştıracak sorular sormayın. Yalan söylemelerine destek olmayın.
* Çocuklara dürüstlüğün önemi anlatılmalıdır. Yalanın ne kadar kötü olduğu anlatılmalıdır. Ucunda ölüm bile olsa insanın dürüst olması gerektiği söylenmelidir.
* Anne ve baba iyi bir model olmalıdır. Anne ve baba birbirine rahat biçimde yalan söylüyorsa çocuklarda da bu davranış görülecektir. Anne ve baba çocuğa dürütslük konusunda iyi bir model olmalıdır.
* Doğru söylediği halde çocuğa güvenmemek ve yalan söylediğini söylemek çocukta yalan davranışını pekiştirecektir. Ben ne söylersem söyleyeyeyim annem babam bana nasıl olsa inanmayacak düşüncesi oluşacaktır.
* Çocuktan başaramayacağı görevler beklemeyin. Bu durumda çocuk kendini kurtarmak adına dürüstlükten ayrılıp hileye ve yalana başvurabilir.
* Kurallarla sınırları zorlanan çocuklar yalan söyler. O yüzden çocuğu aşırı sınırlamak yalanın kapısını açacaktır.
* Doğru söyle sana ceza vermeyecem deyip doğruyu öğrendikten sonra çocuğa ceza vermek çocuğun bir daha dürüst olmamasına neden olur. Bu yüzden davranışlarımız ve sözlerimiz tutarlı olmalıdır.
* Çocuğu suçlamak ona yalancı etiketi yapıştırmak çocuğun bundan sonraki sözlerinde yalan söylemesini arttıracaktır. Ona güvendiğinizi ve değer verdiğinizi hissettirin.
* Yalan söyleyen insanların çevresinde insanların güvenini kaybettiğini, kimsenin onunla arkadaş olmadığını, sözlerine kimsenin itimat etmediğini anlatarak yalan söylemesi durumunda başına gelebilecekler güzel bir şekilde ifade edilmelidir.
* Aşırı tepki vermeyin. Baskıcı bir tutum sergilemeyin. Çocuğu araç olarak kullanmayın. İyi örneklerle olayı anlaşılır hale getirin.
Share:

Çocuklarda Çalma Davranışı Nasıl Önlenir

Çocuklarda görülebilecek olumsuz davranışlardan birisi çalma davranışıdır. Bu davranış acil müdahale gerektiren bir davranış türüdür. Müdahale edilmediğinde bireyde bu davranış alışkanlık haline gelebilir. Hoş görmek, görmezden gelmek bu davranışın pekişmesini sağlar. O yüzden çalma davranışıs ergilendiğinde mutlaka doğru bir yaklaşım sergilemek gerekir. Yanlış bir yaklaşım tarzı çocuğun psikolojik bünyesine zarar verir. Çocuğu suçlamak, fiziksel şiddet uygulamak, hakaret etmek doğru değildir. Genelde çalma davranışları sonunda toplum olarak bu tepkiler verilir. Bu tepkiler kolay uygulandığı için ve olayı bastırdığı için tercih edilir. Bu yöntemler olayı hiçbir zaman çözmez.

Bir davranışın çalma olabilmesi için bireyin sahiplik kavramına sahip olması gerekir. 5 yaşına kadar bütün küçük çocuklar gördükleri şeyin kendisinin olduğunu düşünür. O yüzden 5 yaşına kadar olan çocukların bu davranışı çalma olarak değerlendirilemez. Çalma hastalığı olarak bilinen kliptonomi hastalığına sahip olan kişilerin eylemi de çalma olarak değelendirilemez. Çünkü kişi bunu isteği dışında gerçekleştirir.

10 yaşından sonra görülen ve süreklilik kazanan çalmalar çalma davranışı olarak adlandırılır. Çalma davranışını tetikleyen bazı durumlar vardır. Yeterli harçlık almayan çocuk ihtiyaçlarını karşılamak için çalma davranışı gösterebilir. Temel ihtiyacı karşılanmauan sevgi ve ilgi eksikliği olan bireylerde çalma davranışı çok sık görülür. Bazı çocuklar çalma davranışını ilgi çekmek ve dikkatleri üstüne çekmek için gerçekleştirir. Mülkiyet fikri gelişmemiş alkolik anne ve babaların çocuklarında çalma davranışı çok sık görülür.

Kıskançlık duygusu çocukları çalma davranışına itebilir. Arkadaşının sahip olduğu oyuncağı kıskanan bir çocuk onu gizlice çalmak isteyebilir. Ailesinden intikam almak adına da çalma davranışı sergilenebilir. Gurubun onayını almak, güçlerini kanıtlamak, öfkenin çocukta yarattığı bir eser olarak çalma davranışı görülebilir.

Çalmayla mücadele etmek için anne ve babanın dürüst ve samimi olması gerekir. Çocuklara örnek olmalı. Çalmanın kötü bir eylem olduğu anlatılmalıdır. Bulunan eşyayı mutlaka sahibine vermesi gerektiği söylenmelidir. Empati yaparak eşyası çalınan kişinin hissedebileceği durumlar anlatılmaya çalışılmalıdır. Çalma sonucunda başına gelebilecek felaketler anlatılabilir. Çalan insanların toplumda sevilmediği ve dışlandığı anlatılabilir.
Share:

Motivasyonun Sınav Başarısına Katkısı Nelerdir

Motivasyon bir konuya odaklanma ve öğrenme isteğimizi temsil eder. Hangi işe başlarsanız başlayın motivasyon düzeyiniz düşükse o işte başarılı olmanız çok zordur. O işi başarmaya olan isteğiniz ve azminiz motivasyon seviyenizi gösterir. Bir işi öğrenmeye hazır olmak ve o işi yapmaya istekli olmak motivasyon seviyesinin yüksekliğini gösterir. Motive olmak bir işte başarılı olmanın ilk şartıdır. Zorla ite kaka bir şey olmayacağını hepimiz biliriz. Kişi öğrenmeye istekliyse öğrenir. Zorlama ile hiçbir şey öğrenilmez. Kişi öğrenmeyi içten ve yürekten istemelidir.

Motivasyon eksikliğinde en büyük zafiyet vazgeçme duygusudur. İnsanlar genelde zorluklarla karşılaştığı zaman kolay yolu seçerler ve vazgeçerler. Yeni denemeler yapmak istemezler. Başarısız olduğunda suçluluk duyarlar. Herkes tarafından gülünç duruma düşeceğini düşünürler. Bu düşünce kişinin motivasyon dengesini bozar. Ne yaparsa yapsın başarılı olamayacağına ilişkin bir düşünce yapısına doğru gider. Öğrenilmiş çaresizlikler yaşamaya başlar.

Motivasayonu yüksek bireyler kolay pes etmezler. Düştüklerinde ayağa daha güçlü bir şekilde kalkarlar. Yaşadıkları her başarısızlıkları bir fırsat olarak görürler. Ayağa daha güçlü kalkarlar. Başarısızlığı bir kader olarak görmezler. Nedenleri üzerine yoğunlaşırlar. Hatalarından ders alıp aynı hataya bir daha düşmemeye çalışırlar. Motivasyonu düşük insanlar başarısızlıklarını hep bir bahane ile açıklarlar. Elektirik kesikti, misafir geldi, vaktim yoktu gibisinden birçok bahanelerin arkasına sığınırlar.

Motivasyonu yüksek tutmak için sabırlı olmayı bilmelisiniz. İşler zor hale geldiğinde ara vermelisiniz. Gücünüzü ve enerjinizi toplayıp yeniden işe koyulmalısınız. Sorunları tespit edip engelleri kaldırmaya çalışmalısınız. Enerjinizi şikayet etmeye değil sorunu çözmeye harcamalısınız. Verimli çalışmak için kendinize bir rota belirlemelisiniz. Farklı yollardan çözüme gitmeye çalışmalısınız. Yeni çareler ve alternatifler üretmeye çalışın. Kendinize küçük hedefler koyup zamanla bu hedefleri büyütmeye çalışın. Başarılı oluncaya kadar azim ve kararlılıkla hedeflerinizde yürüyün. Kendi hatalarınızı başkalarına yüklemeyin. Hatalardan ders çıkarıp yolunuza devam edin. Başarısız olduğunuzda moralinizi bozmayın. Kendinize yüklenmeyin. Başarısızlığında bazen doğal bir süreç olduğunu kabul edin. Motivasyon dengenizi hiçbirşeyin bozmasına izin vermeyin.
Share:

Sınav Performansı Nasıl Arttırılır

Başarılı olmayı herkes ister. Başarılı olmanın yolu çok çalışmaktan geçer. Çok çalışmak bazen başarılı olma konusunda yeterli gelmeyebilir. Enerjinizi doğru yerde doğru biçimde kullanmanız gerekir. Sınav performansınızı arttırmak için uzman görüşlere müracaat ettik. Uzmanlardan aldığımız dönütler sonunda başarı performansınızı arttırmak için uymanız gereken tavsiyeleri şu şekilde özetledik:
 * Sınav günü sabah erken kalkmak önemlidir. Kahvaltı ve hazırlığınızı rahat biçimde yapmanlısınız. Erken kalkmak geç kalma tehlikesini ortadan kaldırır.
*  Sınav yerini 1 gün öncesinden kontrol edin. İmkanınız varsa gidip görün. Böylece sınav merkezine ulaşma stresini yenmiş olursunuz.
* Dengeli bir kahvaltı yapın. Riskli yemeklerden uzak durun. Özellikle muz ve süt tüketimine ağırlık verin.
* Sınav evraklarınızı önceden hazır edin. Kalem, silgi, açacak, su, şeker, çikolata gibi yanınızda bulundurmanız gerekenleri önceden ayarlayın.
* Sınav merkezine gideceğiniz gün normal süreden daha erken çıkın. Trafik gibi aksilikleri önceden hesap edin.
* Sımav konusunda panik olan insanlardan uzak durun. Üzerindeki negatif enerjiyi size yayabilirler.
* Sınavda soruları tam okuyun. Anlamadığınız soruya cevap vermeyin. Yanlışların doğrularınızı götürdüğünü unutmayın.
* Sınav öncesinde kendinize zamanlama ile ilgili plan yapın. Hangi derse ne kadar süre ayıracağınızı önceden belirleyin.
* Soruları sıra ile cevaplamanız şart değildir. Kolaydan zora doğru bir yöntem seçebilirsiniz.
* Sınavda zamanı iyi değerlendirin. Sınavın her dakikasını değerlendirin.
* Sınavda soru ile inatlaşmayın. Bilmediğiniz bir soruysa vakit kaybetmeden geçin. İlerleyen zamanlarda vakit kalırsa bu soruya geri dönüş yaparsınız.
* Sınav öncesinde derin nefes alın. Sınavda başarısız olursam korkusunu yenin. Sınava çok derin anlamlar yüklemeyin.
* Sınav sonrasını düşünmek motivasyonunuzu düşürür. Bu yüzden sınava odaklanın ve elinizden gelenin en iyisini yapmaya çalışın. 
* Sınavda sakin olmak çok önemlidir. Stres ve kaygıdan uzak durun.
* Sınavda size zaman kaybettirecek şeylerden uzak durun.
* İyi motive olmak, kendine güvenmek sınavda başarılı olmanın ilk şartıdır. Soruları dikkatli okumalısınız.
* Soru köklerine dikkat edin. Değildir gibi olumsuzluk bildiren soruları iyi analiz edip taktiksel hatadan kaybetmeyin.

Share:

Sınavdan Öncesi Neler Yapılmalıdır?

Hayat sınav ve imtihanlarla doludur. Başarılı olmak ve hedeflerimize ulaşmak için sınavlara iyi hazırlanmalıyız. Sınav öncesi hazırlık sınavların daha sağlıklı geçmesini ve performansımızı tam yansıtmamızı sağlar. Uzmanlara göre  sınav öncesi yapılması gereken hazırlıkları şunlardır:
* Güven her kapının anahtarıdır. Kendinize güvenmelisiniz.
* Çalışmaya bir gece öncesinde son verin ve kendinizi dinlendirin.
* Sınav öncesi zihninizi boşaltın. Unutmayın yorgun bünye başarısızlığa davetiye çıkarır.
* Sınavdan bir gün önce ılık duş alarak rahatlayın.
* Sağlıklı uyku çekin. Erken yatıp erken kalkmaya çalışın.
* Olumsuz düşünce yapısından uzak durun.
* Sınav öncesi moral bozacak program ve sohbetlerden uzak durun.
* Sınav yerini bir gün önce tespit edip gidin. Böylece sınav günü adres arama telaşına düşmezsiniz.
* Sınav günü giyeceğiniz kıyafeti önceden belirleyin. O gün ne giyecem stresine girmemiş olursunuz.
* Yağlı, ağır,tuzlu besinlerden uzak durun. Midenizi bir gün önce bozmayın.
* Trafiğin sınav günü yoğun olabileceğini düşünerek erken yola çıkın.
* Sınavda yanınızda su bulundurun fakat aşırı tüketmeyin.
* Enerji veren besin gurupları tüketin.
* Derin nefes alarak sakin olmaya çalışın.
* Sınav kağıdına bilgilerinizi dikkatli ve doğru biçimde girin.
* Sürekli saat kontrol etmek kaygı ve stresi arttırır kişiye de zaman kaybettirir.
* Uzun süre aynı soruda takılı kalmak size zaman kaybettirir.
* Dikkatiniz dağıldığı anda kucuk mola verip dikkatinizi toplayın.

Share:

Kategoriler

Blogger tarafından desteklenmektedir.